SONRAKİ



KORSAN RAPOR

 

AYRILIŞ

 

     

Merhaba,

 

Bir 30 Temmuz İstanbul akşamından “merhaba”. Kırmızı battı güneş, kıpkırmızı gökyüzü. Kemal’le yanyanayız, Yeşilköy’e kadar hiç konuşmadık. Hani yeni deyimle sus geldi sanki…Majörler tükendi minörlere yolculuk….

 

Filmi geriye sarıyorum, Haluk ve Arda son gördüklerimiz; Kemal arabanın anahtarını unutmuş, Haluk botuyla almaya geldi (Allah her denizciye Haluk gibi bir dost versin). İçim titriyor. O’nun (Onlar’ın) dostluğuna yeterince teşekkür edebildim mi acaba? Sağol dostum çok sağol, hayat da sana (size) her zaman her arzunda cömert davransın, Senin dostlarına davrandığından daha cömert. Ve daima her bir yanın sevenlerinle çepeçevre olsun.

 

Bir önceki kare istihap haddini aşan Haluk’un botu. Kimler yok ki o botta: Ali, Haluk, Jülide, Savaş, Yasemin, Selma, Tijen, Cem, Cüneyt, Can, Arda, Sermet, Tansu, Mina, Ercan, Kerem, Görkem; eksiğim olursa affola… Hepinizi çok seviyorum, deliler! Pardon deli? Siz mi yoksa biz mi?...

 

Bir kare önce Tekne finger’dan çıkarken el sallayanlar… Canım annem, babam, halam, Refika Abla (Umre arkadaşım), Erhan (Kayın ve de maun biraderim), Kerim, Sevda (en eski arkadaşım), Yavuz, Yıldız, Gemici Kemal, Hüseyin’ciğim canla başla fotoğraf çekiyor. Banu’m her zamanki zerafetiyle boynu bükük ama vakur el sallıyor. Jülide’m gözleri yaşlı ama sataşmayı ihmal etmiyor . Kemal arkaya çarpma, usturmaçaları toplayın v.s.  Ayşe, Water Joke’ta şaşkın bakıyor. Sanki haberi yokmuş ta yeni öğrenmiş seyahatimizi yüz ifadesi var. Sermet’im keyifli, hani eski bakkallarda bir fotoğraf vardır “Veresiye Satan, Peşin Satan” Sermet tabi ki peşin satan amca ifadesini almış. Sacide, Burhan Abi ne hoşsunuz. Boynu bükük ama kabullenmiş bir halde sallıyorsunuz elinizi. Ne yapalım, kaderde bu günleri de görmek varmış… Ve de Canım Kardeşim GeBe Seda’cığım. Nasıl da güzel paylaştın tüm heyecanımızı ve paylaşanları da bize belgeledin . Çok teşekkürler sana… Selma keşke yanında olup gözyaşlarını silebilsem ama ben de ağlıyorum. Ercan her anımızı filme almakla meşgul. Ne zaman seyrederiz kimbilir?

 

Şimdi de çıkış anımız; Haluk ve kardeşim Cücü’nün ellerinde birer balta, koşuyorlar baltalarıyla bizim halatlara. Can’cığım almış eline kocaman bir bıçak, Görkem ve Kerem’in tuttuğu halatlarımızı kesip bizi, karadan ayıracak.

 

Arada birileri el salla foto falan diyor, robot gibi el sallıyorum ama gözlerim sevdiklerimde. Ben de onları resim kareleri içine hapsetmeye çalışıyorum. Beynime nakşetmek için… Son demde ayrılış anımıza katılan diğer kardeşlerimiz Cem ve Tijen geliyorlar koşturarak. Kerem’im önceden koşturmuş şaşkınlık içinde; Göğüs “annem” diye sarılıyor, boğazımda bir yumruk yutkunuyorum. Ne mutlu, ne güzel dostlarım yavrularım var benim.

 

Red Fish’de yemekteyiz. Kerim bile gelmiş o kadar yoğunluk arasında; bakınca bile içimi neşe kaplıyor. Seni tanıdığım için çok mutluyum. Bir telaş Sermet’im girdi içeriye; işten geliyor besbelli. Canım; mürekkebi üstünde tazecik bir kitapçık getirmiş. Tansu dokundu omzuma ”Gitmeyin, bizi bırakmayındiyor; hay allah tam da kendimi toparlamıştım. Mina sarılıyor boynuma kocaman öpücükle. “Minik prensesim” daha çok beraber oluruz inşallah… Hem senin merak ettiğin soruların cevaplarını verebilmek için bu seyahati yapmamız lazım. Seduş sırtımda, dokunuyor içim ürperiyor; saçmalama diyorum asıl sen ayrılıyorsun. Heyhat kelimeler yetmez. Gözler anlaşır. Bir yandan Selçuk’un deklerasyonunu Kemal kayıt ediyor. SELÇUK artık kaçamazsın. Hesap diyoruz zarif bir adisyon geliyor Red Fish Haluk Bey’den;

 

 

Cinsi

Adet

Fiyat

HAYIRLI SEYİRLER

10

1000

BOL GÜNEŞ

10

1000

İYİ HAVA

10

1000

TATLI RÜZGAR

10

1000

YETERLİ PARA

10

1000

İYİ DOSTLAR

Hepsi Burada

==========

TOPLAM

      1 000 000 NM

 

 

E, Haluk Kutay gene yaptın yapacağını . Sana, Ali’ye gönderme yaparak “Thank you beaucoup” diyorum.

 

Can dostlar, kardeşlerimiz Selmuş’um , Selçuk, İTİM Can, buçukuncu Mergen Görkem teknedeler. Sevda’m gelmiş memleketten özel lezzetlerle; O’da fotoğraf telaşında. Canım annem yiyecek işleri O’ndan sorulur. Yine neler yapmış; kuru köfteler, dolmalar, közlenmiş patlıcan biberler, kavrulmuş kıymalar. Ellerinize sağlık.. Teknenin içinde bir boyunluk, acil durum ilaçları; Ayşeeeeeeee sağol. O da ne; bir torba dergi kitap; Jülid sana da “Thank you beaucoup”. Erhan’cık en güzel hediye halamı getirmiş. Halamsa tatlı mamalar nam nam … Gemici Kemal ne güzel bir fener vermiş, senin de günlerin daima aydınlık olsun…

Kardeşlerim arıyor telefonların öbür ucunda, gülegüle gidin, sağlıcakla kalın, rüzgarınız kolayınıza gelsin diyor Nermin’im, Ümit’im. Merak etmeyin inşallah, ben her zaman sizinleyim. Sevda’m iyi ki oturduk teknenin başında iki dakika…

Tersine yaşam gibi, tersine sardım fotoğrafları. Beynimdeki kareler böyle canlandı ilk gece. Mutlak daha çok geçit resmi yapacak bu kareler ama biz çok şanslıyız. Böylesine güzel ailemiz ve dostlarımız olduğu için. Kemal’in kapkaralarında ben fotoğraflara bakıyordum kısaca.

 

PANesrinK

 

30.07.2007

 

 

 

SONRAKİ