29.10.2013    İpek Yolu (Çin)                                               

                                                                                           

                                                                     Resimler

Çin’de tarihi İpekyolu’nun havasını kokladık.

Deve kervanları ile değil ama,

Kah uçakla, kah otobüsle, kah trenle uzun yollar katettik.

Sincan Uygur Özerk Bölgesini ziyarete

Batı uçta Kashgar ile başladık.

7.546 m yüksekliğindeki Muztagh Ata dağının heybeti ile büyülendik.

 

Müslüman Uygur Türkleri ile tanıştık.

İçki içmeyen, Kadınların başını örten,

Arapça harflerle yazılmış Uygur Türkçesi konuşan,

Kraliyet ailesi erkeklerine Hoja, kadınlarına Pasha diye hitap eden,

Çinliler tarafından asimile edilmeye karşı koyup

Kültürlerini korumayı başarmış, Orta Asya’daki soydaşlarımızla.

 

Kashgar’da bisiklet neredeyse yok olmuş,

Her yer elektrikli motosiklet ile dolmuş.

Merkezi hükümet ,Pekin saati kullanırmış,

Ama Uygur’ların ayrıca yerel saatleri de varmış.

İnsanlar beyaz renk giymezlermiş.

Özellikle kadınlar renkleri çok severmiş.

 

Çin’in altıda biri olan bu bölgede

25 milyon Uygur Türkü yaşarmış.

İnanması zor ama,

Tren istasyonlarının şehire uzaklıkları

Turpan’da 54 km, Dunhuang’da 138 km imiş

 

Taklamakan Çölünün 800.000 km2 olan yüzölçümü

Türkiye’nin tamamına eşitmiş.

Kurtlar vadisi o kadar sevilmiş ve meşhur olmuş ki,

Polat Alemdar kıyafeti satan dükkanlar ortaya çıkmış.

En unutulmazı ise Urumçi havaalanında 120 liraya içtiğimiz

Bir çaydanlık çay olmuş.

 

Çin’in en önemli özelliği,

5.000 sene öncesine dayanan

Tarih ve kültürü imiş.

Ne zaman oldu sorusuna,

Hangi hanedan zamanında olduğu cevabı verilirmiş.

 

Belki de Dünyanın en önemli arkeolojik buluşu olan

Terracota Warriors sadece 2.200 yaşındaymış.

İnsanoğlunun elinden çıkmış en büyük yapı olan

Çin Seddi’nin inşaatına başlanması da 2.200 sene öncesine rastlarmış.

 

Yemek kültürü bizimkilerden çok farklı imiş.

Tavuk ayağı sote, eşek etinden pay,

Deniz atı ile öküz çükü kombinasyonları olağandışı değilmiş.

 

Binalarda zemin kat veya sıfırıncı kat yokmuş.

Yapılar birinci katdan başlarmış.

Çince harflerle yazmak çok zor olduğundan,

Yeni nesil, latin alfabeli klavye ile yazarmış.

 Ama bilgisayarın Çin Alfabesine çevirdiği yazıyı okurmuş.

 

1949-1980 arasındaki komunist dönemde,

İnsanlar, kişi başına ortalama 3 m2’lik alanlarda yaşarlarmış.

Şimdi ise refah artmış ve alanlar büyümüş.

Şanghay, doğunun en büyük ve lüks metropolü olmuş.

 

Emlak fiyatları o kadar pahalı imiş ki,

Ev sahibi olmayan erkeklerin evlenmesi zormuş.

Daha önce Avrupalı, Amerikalı, erkek arkadaşı olan kızlara ise

Erkekler ‘tatmin edemem’ kuşkusu ile yaklaşmazlarmış.

Bizimkinin aksine anaerkil bir yapı hakimmiş,

Evde güçlü olan kadınmış ve onun sözü geçermiş.

 

16. yüzyıl şartlarından başlayıp günümüze uzanan

İlginç bir Çin seyahati yaptık.

Çin çok büyük, Çin çok değişik.

Yine geleceğiz inşallah.

 

Nesrin - Kemal


Resimler